Bizim gerçek sevgiyle, saygıyla, hislerini anlayarak yaklaştığımız çocuklarımız olsaydı, toplum olarak tüm sorunlarımız zaten kendiliğinden ortadan kalkar, zamanla, böyle siyasi gündemleri ve birbirimizi konuşmak yerine sanatı, edebiyatı, başka icatları konuşur olurduk.
"Çok zor durumdayım, ailemi şuna ikna edemiyorum", "Hayatım mahvoluyor, çünkü şöyle yapıyorlar" gibi nedenler sayan insanlara bu muameleye katlanmak zorunda olmadıklarını söylediğimde bunu ihtimal olarak dahi daha önce hiç düşünmediklerini ifade ediyorlar. Ailesini memnun etmeye çalışmanın bedelini kendi hayatını kurban ederek, depresyonla ödeyen bir genç kadın bunu söylediğimde çok şaşırarak, "Bana daha önce hiç kimse ailemle ilişkimi kesmeye hakkım olduğunu söylememişti. Böyle bir hakkım olduğunu bilmiyordum" demişti.
İnsana zarar veren, onu hasta yapan geçirdiği üzücü olaylar değil, bu olaylar sırasında çektiği acıdan bahsedememesi, onu dile getirememesi, öfke, hiddet, üzüntü, çaresizlik gibi duyguları göstermesinin ve yaşanmasının yasak olması karşısında duyduğu ümitsizliktir.