Aram

Aram
@_0323
İnsanların açığının yüzüne vurulduğu değil, birbirinin açığını kapatmak istediği zamanda yaşamak isterdim. Herşeyin mükemmel olmak zorunda olmadığı bir çağda..
"Bana ılık bir ilkbahar güneşi gibi tesir etmişti. Karlar içine gömülmüş kuş yuvalarına düşen sarışın bir ışık parçası.."
Sayfa 240
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"İnsan elli sene, altmış sene, hülasa istediği kadar yorgunluktan bitap düşünceye kadar gezer, koşar, eğlenir. Sonra, gözleri tatlı bir uyku ihtiyacıyla mahmurlaşmaya başlar. O vakit bembeyaz, temiz bir yatağa uzanır. Yeni başlayan uykuların hafif sarhoşluğu içinde gülümseye gülümseye sönüp gider. Güneşe karşı parlayan beyaz mermerler üstünde kucak kucak çiçekler.. O mermerlerdeki küçük yalaklardan su içmeye gelmiş birkaç kuş..."
Sayfa 234
"Kapalı bir mahzende sızan bir ışık parçası, yıkık bir duvarın taşları arasında açmış sıska bir çiçek, herşeye rağmen bir varlık, bir tesellidir."
Sayfa 224
"O kadar ki, kalbim, nihayet bu neşenin yalanına inanıyor, suya konan kuru çiçekler gibi titreye titreye canlanmaya başlıyordu."
Sayfa 223
"Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: Tahammül ve tevekkül. Eylemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar."
Sayfa 223