"Genç adam büyük ölçüde onun eseriydi. Vaktinden önce olgunlaşmisti ama bu da bir şeydi. Sıradan faniler yaşamın sırrına erebilmek daha perde kalkmadan bu sırra vakıf olabiliyordu. Bu, çoğu zaman sanatın, özellikle de edebiyatın etkisiyle mümkün olabiliyordu çünkü sanat da , edebiyat da arzular ve zihinle ilişkiliydi. Bazen de karmaşık karakterler sanatın yerine geçer, onun işlevini yerine getirirdi. İşte bu insanlar sanatın ta kendisiydi; resim gibi, şiir gibi, heykel gibi, onlar da yaşamın yarattığı sahaserlerdi."
"..şu dış dünyaya bak Tanrım,Tanrım, dışarıdaki şu dünyaya bak,benim dışımda ,yüzümün ötesinde ve ona gerçekten dokunmamın tek yolu onu nihayet ben olacağı yere, koymam,kanımda olması ve günde bin çarpı on bin kez pompalanarak içimi turlaması. Onu sımsıkı tutacağım,asla kaçmasın diye. Bir gün dünyaya sımsıkı tutacağım,asla kaçmasın diye. Bir gün dünyaya sımsıkı tutunacağım. Şimdi bir parmağım üstünde; bu bir başlangıç."