Mülteci olarak İsviçre'de yaşan Sami'nin çevresindeki farklı ülkelerden mülteci olarak gelen arkadaşlarının yaşayışının yanı sıra, Sami'nin geçmişinden çıkıp yaşadığı en kötü travmalarının sorumlularından birisiyle tesadüfen Stokholm'de bir hastanede bir araya gelmesiyle devam eden bu sürgün yaşamınında yargılama, cezalandırma, intikam ve bağışlama duygularını sürükleyici bir dille gözlerinizin önünde canlandırarak anlatılıyor.
Yazar ve ardından Sami'nin anlatımıyla insanı daha içine çeken mültecilik, şiddet, cinayet, aşk, aile ve anadil üzerine ortaya çıkan bu farklı eserde kullanılan ifadelerdeki gerçeklik günümüz için de anlam içerdiğini düşünüyorum.
Zevkle sıkılmadan okuyacağınız bir kitap, tavsiye ederim.
"Kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır."