Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde klişesi ile başlamıştı bu hikâye. Uzak diyarlarda yaşayan bir prens değildi Murathan. Bende beyaz atlı prensini bekleyen prenses olmamamıştım hiçbir zaman. Pamuk ve Kepçük olarak başlamıştık bu hayata. Saç baş kavga eden, tekme tokat birbirine giren ama birbirini asla bırakmayan iki çocuktuk. Sonra büyümüştük. Tutkuyla seven Murathan ve Gökçen olmuştuk.
Şimdi ise yaşlanıyorduk. Büyük nir aşkla, yan yana, diz dize ve el ele.
Gökten üç elma düşmemişti
bu hikâyeyi yazana, okuyana ve yaşayanlara. Ama artık yeni bir kitabın son satırına yazılan yeni bir cümle vardı. Gökçen ve Murathanlar için kurulan düzeni yıkan ama en klişe cümle:
Sonsuza kadar mutlu yaşadılar...
(...)
Ve bu masalın son sayfasıda b.ylece kapandı.