Psikoloji desen var, politika desen var, biyoloji desen var, teknoloji desen var.... Var da var bu kitabın içinde. Üstelik bütün bunları anlatırken herkesin anlayabileceği bir dil kullanılıyor, verilen bilgiler kafanızı karıştırmak yerine sizi mest ediyor. Kurgu desen müthiş... Hikaye aynı anda hem Kongo'da, hem Japonya'da, hem de Amerika'da geçiyor. Bu 3 hikayenin birbirine bağlanışı muazzam. Kongo'da askerliği, Japonya'da farmakolojiyi, Amerika'da da siyasetin nasıl işlediğini öğreniyoruz. Hepsi birbirinden ayrı zevk veriyor. Sonra da hepsi iç içe giriyor, yapmam gereken şeyler olmasa yemeyip içmeyip 2 günde bitirirdim
Spoiiii
Eğer cidden yeni bi insan türü ortaya çıksa verilecek tepkiler yüksek ihtimalle bunlar olurdu. Rubens'ın operasyonun başında olan kişi olmasına rağmen kararsızlığı hoşuma gitti. Onun şüpheleriyle ben de cidden kendimi sorguladım ben olsam ne yapardım diye.
Eeeen sevdiğim şeylerden biri yeni türümüzün yaptığı planlar ve ters köşelerdi. 4 askerin de planlı olarak seçilmiş olmasııı, ilaç geliştirmelerinin nedeni, yaptıkları son kaçış planı, suikastler, vermek istedikleri mesajlar...
Garret'ın ölümü beni mahvetti bu arada, Meyers ve Jonghoon favorim, Mick de kaşındı ama üzüldüm
Tek keşkem keşke Akili'nin askerlerle daha çok konuşmasını görseydik...Özellikle Yeager'la kurdukları ilişki beni ve yeagerı çok etkiledi... sonda belki kedi alırım demesi...vefat ettim.
NASIL UNUTURUM EMA EMA EMA. Biz her şeyi 3 yaşında velet yaptı zannederken assolist çıktı ortaya...en büyük bomba buydu, sonda da akiliyle çok tatlılardı.
En sevdiğim ve cidden ağladığım sahne arabada hep birlikte ağladıkları yer. Sanki kongoda 100km boyu silahlardan kaçan benim amk bana noluyorsa. Bir de "belki kedi alırım "