"Dert, akla benzer..." derdi dedem. Herkes en büyüğü kendinin sanırmış. Herkes derdini kendine fazla görür bu dertle de yaşanır mı dermiş. Sonra biri gelirmiş, severmişsin böyle derinlere dalar gidermişsin. Baştan aşağı değişir, derdini unutur sevdiğinin tebessümünü gökyüzüne benzetirmişsin. Ne gözlerinin başkasına bakası gelirmiş artık, ne kulakların başka bir sese katlanabilirmiş. İnsan annesinden doğduğu günü hatırlamazmış ama sevdiğini gördüğü o ilk günü unutamazmış. Annesinden sonra ilk kez bir kadının avuçlarından öpesi gelirmiş.
Soruyorum insanlara, hayatı sürdürmek için en büyük ihtiyaç ne diye. Güneş diyorlar bana, su, hava ve de para...
Oysaki hiç tükenmeyen ve bitmeyen neydi?
Duaydı. Dua ne büyük bir zenginlikmiş Fesleğen'im. Her dert vurduğunda daha iyi anlıyorum. "İsteyin..." diyor Rabbim. "İsteyin ki vereyim. Sabredin ki dualarınızdan da fazlasını vereyim."