İnsanı belirsizlik yorar.
Her şeyde, her durumda ve her daim..
Acı veya tatlı, keskin veya yumuşak, siyah ya da beyaz, insanı yormaz o kadar. Çünkü kesindir. En azından bilirsin ve o duruma uygun akıp gidersin. Siyahı mı seçersin, siyah mı seni seçer yoksa beyaz mı seni siyaha iter? Bazı şeylerin karanlık tarafları elbette vardır. Her şey zıttıyla var olmamış mıydı zaten? O karanlık noktalar yavaş yavaş belirdiğinde kaçmak geliyor içimizden. Oysa bilmez ki insanoğlu, beyazlara doğru koşarken grinin çukuruna düşüyoruz ve çırpındıkça daha çok düşüyoruz o çukura, o belirsizliğe.. Ve artık olacaksa hep, olmayacaksa hiç olsun ama öz olsun düşüncesi ile sıfırdan başlamak istercesine temizlik yapıyoruz hayatımızda.. Yitip giden insanlar mı dersin düşünce ve hayallerinin değiştiğini görmek mi.. Bazen sile sile bakmışız ki etrafımızda insanlar pek kalmamış; içimizi yalnızlık sarıyor. Düşe kalka öğreneceğiz bu hayatı, ama samimi insanlara hasret kaldı insan.. İçten ve dürüstluğe duyulan özlemin adı yalnızlık olmamalı... İnsan kendi ile baş başa kalınca, belirsizliklere son verip hayatındaki gereksiz gördüğü tüm her şeyden uzaklaşınca kendine daha çok değer veriyormuş.. İkilemde bırakan,çaresiz bırakan, kendine olan saygını, kendine olan değerini yitirmene yol açan her şeyden uzakta, huzurlu bir köşede öylece sorgula geçmişteki kendini. Düşüncelerini, hissettiklerini, hayal ve hedeflerini tekrar gözden geçirerek ufkunu bakış açını genişleterek kendini yeniden hayata kazandır..Hatalarını gördükçe kendine kızmak yerine sana bir tecrübe kazandırdığını düşün..Uzaklaşmak isterken hayattan kopmamak, aksine hayata daha güçlü tutunmak ve hep iyi kalmak; insanın yaşamaya dair tutunduğu sağlam bir dalı olmalı..
Ve sonunda insan
"Şimdi daha olgun, daha özgür ve daha huzurluyum..
Eğer insanlar imgelemleriyle geçmişteki kederin anılarını çağrıştırmak uğruna bu denli çaba gösterecekleri yerde, kayıtsız bir şimdiye katlansalardı, çektikleri acı daha az olurdu..
Kime güvendiysem karşılığı hep acı oldu çünkü.. Terk edişlerin, ihanetlerin, yalanların ortasında yaşarken
kendimi ve benliğimi koruma adına, onlar gibi olmama adına
yitirdim güven duygusunu..