^Dünyada ne üç saniyelik bir misafir olduğunu, bu misafirliğin böyle derin ve acı şeylerle berbat edilmesi ne kadar yazık ve zahmete değmez külfetler bulunduğunu düşünerek acı acı: ''Bu şimdi artık toprak, çamur olanlar ömürlerinde benim gibi böyle bir saadete namzet olup da onu birtakım temelli ve temelsiz vesveselerle reddedilirse ne kazandılar?'' diye söylendi.^
^Zavallı hava, dedi. Bereket versin ki o var, olmasa nice şeyler bahanesiz kalacaklardı, yazın çok sıcak, kışın çok soğuk olmasa neler geri kalmayacaktı, değil mi? Şimdi sonbahar, havanın ne kabahati var? Fakat kendi kabahatlerimizi, haksızlıklarımızı ondan başka neye yükletmeli? ^
^ ''O olmasaydı demek ben de herkes gibi olacaktım; bilmeyecektim, aşk ve saadet nedir, bundan gafil kalacaktım'' diyordu, etrafına bakıp: ''Lakin nasıl yaşıyorlar Ya Rabbim, sevmeden, sevilmeden nasıl yaşanıyor?'' diye şaşırıyordu. Evet, nasıl yaşamıştı? O zamana kadar kendisi nasıl yaşamıştı? Fakat hayatı nasıl bir çöldü! ^