"İçinden geçtiğin şu güzel yerleri hor mu göreceksin, çabucak elinden alacaklar diye güzelliklerine sırt mı çevireceksin? Yolculuğun ne denli hızlıysa, bakışın da öylesine doymaz olsun; kaçışın ne denli çabuksa kucaklayışın da öylesine birdenbire olsun! Bir anlık tutkun olarak, bir daha tutamayacağımı bildiğim şeyi sarışımdaki aşk, ne diye daha az olacakmış? Kararsız ruh, elini çabuk tut! Bil ki en güzel çiçek en çabuk solan çiçektir."
"Mutluluk, kendimi mutlu olmaya gereksinim olmadığına inandırmayı başardığım günden sonra yerleşti içime; evet, mutlu olmak için hiçbir şeye gereksinimim olmadığına inandığım günden sonra."