"Seyahati bitmeden dağarcığı boşalan, elbisesi yıpranıp tozlanan, kuvveti tükenen seyyahtan utanç ve zarureti kaldır; onun hayatını, senin müşfik gecenin örtüsü altındaki bir çiçek gibi, yenile."
"Sandalımı denize indirmeliyim. Sahilde saatlerim hep boş geçiyor. Yazıklar olsun bana!
İlkbahar çiçeklenmesini bitirdi ve gitti. Şimdi ben solgun, lüzumsuz çiçek yığınlarıyla beraber bekliyor ve gecikiyorum."
"Ey Abdal, kendi kendini sırf kendi omuzlarının üstünde taşımak! Ey dilenci, gelip de kendi kapında dilenmek!..
Bütün yüklerini kim taşıyabilirse ona bırak. Ve hiç arkana dönüp de nedametle bakma..."