İlâhiler

Gitanjali

Rabindranath Tagore
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·56 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 23:41
Nobel edebiyat ödüllü yazarın okuduğum ikinci eseri olan
Gitanjali
Gitanjali
'de dünya ile bağını koparıp tamamiyle uhreviyata yönelmiş bir insanın içsel bir ruh hali mevcut. Düz yazı ve "şiirimsi ilahi" temalı bu kitapta yazarın kendi ruh dünyasını görmek mümkün, zira yazarı biraz araştırdığımda bu kitabı eşini ve iki çocuğunu kaybettikten hemen sonra yazmış olduğunu öğrendim. (Bu acılı babanın tüm eserlerini okumayı ahdettim) . Yaşamış olduğu bu travma sonrasında aklınıza hemen isyan gelmesin ki zaten kitapta İsyanın zerresi yok tamamiyle bir adanmışlık ve bağlılık üzerine ilerliyor ilahiler, yakarışlar. Allah'tan Hürriyetini talep ederken bile bir acziyet, bir utangaçlık göze çarpıyor. "Hürriyet benim tek arzumdur, fakat onu ümit etmekten utanıyorum." SS 12 Kitaptaki yer yer anlam karmaşasını da çeviriye bağlıyorum. Genel hatlarıyla bakacak olursak kitap ortalama bir kitabın sunabildiğinin biraz azını size sunmakta. Beğenme derecem 6. İyi okumalar
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Ruhun Şarkısı Üzerine
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 00:00
Rabindranath Tagore’un dizeleriyle her sayfada içimde yeni bir ışık yanıyor; Bülent Ecevit’in çevirisiyle bu şiirler bana hem dinginlik hem de derin bir içsel yolculuk yaşatıyor. Okudukça kelimelerin ötesinde bir sükunette yani sessizlikte, ruhumun kendi melodisini duyuyorum.
Maneviyat
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Gitanjali: Bülent ecevit’in harika çevirisiyle Rabindranath Tagore’ün 1910 yılında yazdığı ve 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmasını sağlayan başyapıtıdır. Bu eserde,Tanrıya duyulan derin sevgi ve övgü var. Eserde Tanrı’ya duyulan sevgi, bir tür içsel arayışa dönüşür; bu arayış hem bireysel hem de evrensel bir boyuta sahiptir. Tagore, Tanrı’yı insanın kalbindeki derinliklere inen bir varlık olarak tasvir eder. Bu yönüyle eser, hem kişisel bir ruhsal yolculuk hem de toplumun manevi yükselmesi için bir çağrı niteliği taşır. Tagore’in hem Hint edebiyatı hem de dünya edebiyatındaki en önemli katkılarından biridir. Gitanjali, şiirsel bir dile sahip olup, derin felsefi temalarla yoğrulmuş bir koleksiyondur. Beğendiğim alıntılarıyla sonlandıralım “Seni hatıralarla ve mağlubiyetimin çelenkleriyle süsleyeceğim.İradem, beni hiçbir zaman yenilmeden kaçmaya bırakmaz Emin olarak biliyorum ki, gururum duvarlarda parçalanacak ve benim boş kalbim, kırık bir ney gibi hıçkırarak çalacak ve taş, gözyaşlarıyla eriyecek.” … Öyle ise kalbim, ellerini çek ve müdafaanı sessizce bırak ve düşün ki konulduğun yerde gayet rahat oturmak senin için iyi bir tâlidir.”:::!!!
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2024 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 01:37
Nobel edebiyati ödülü sahibi Rabindranath Tagore'nin Gitanjali kitabi kisa ilahiler, siirler ve Allaha seslenişlerden oluşuyor. Eserleri Bengal dilinde yazan, sonra yine kendisi Ingilizce'ye tercüme eden Tagore, bu sekilde tüm eserlerini dünyaya duyurmustur. Bu eseri de dilimize kazandiran Bülent Ecevit olmuştur. Kitapta yer alan Hint ilahileri derin manali ve mistik bir anlatima sahip. Sevgi anlayisi ve sevginin gösterisini isleyen metin parçalari, ifade edilis tarzlari kültür farkindan dolayi biraz farkli gelebilir. Arada kopukluklar olsa da vermek istedigi mesaj güzel. Keyifli okumalar dilerim
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2024 125. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 11:08
Nobel edebiyatı ödülü sahibi
Rabindranath Tagore
Rabindranath Tagore
'nin
Gitanjali
Gitanjali
kitabı kısa ilahiler, şiirler ve Allah'a seslenişlerden oluşuyor. Eserleri Bengal dilinde yazan, sonra yine kendisi İngilizce'ye tercüme eden Tagore, bu şekilde tüm eserlerini dünyaya duyurmuştur. Bu eseri de dilimize kazandıran Bülent Ecevit olmuştur. Kitapta yer alan Hint ilahileri derin manalı ve mistik bir anlatıma sahip. Sevgi anlayışı ve sevginin gösterişini işleyen metin parçaları, ifade ediliş tarzları kültür farkından dolayı biraz farklı gelebilir. Arada kopukluklar olsa da vermek istediği mesaj güzel. Ancak herkese tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Bende tam olarak sevdiğimden emin değilim. Sonraki bir zamanda tekrar okuması gerektiğini düşünüyorum.
Edebiyat
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
Beğendi
·
2022 46. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2022 02:44
Gitanjali İlâhiler
Rabindranath Tagore
Rabindranath Tagore
‘ye Nobel Ödülü getiren eseri çok severek okudum ve çok beğendim kitabı. Sayın Bülent Ecevit ’in çevirisiyle okumak beni çok mutlu etti. Naçizane herkese tavsiyemdir. Arka Kapaktan Alıntı: Gitanjali ’yi bizzat İngilizceye çeviren Tagore, şiirini yine kendi sözcükleriyle dünyaya duyurmuştu. Yaratıcısına bu sayede Nobel Ödülü getiren eseri şair Ecevit’in Türkçesinden 70 yılı aşkın bir zaman sonra yeniden sunuyoruz.
Edebiyat
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2019 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2019 21:13
Ve yeni yılın ilk kitabını bitirmiş bulunuyorum. Bu yıla radikal kararlarla girdim. Kararlarım arasında inceleme yazmaya çalışmak da var umarım çabuk pes etmem. Kitabı Sanskritçe merakımdan okudum. Sanskritçe eski Hint dilidir. Tüm dillerin ata dili olarak bilinir. Şuan okuyan, konuşan, yazan az kişi bulunmakta... Etkileyiciliği ve büyük oranda duyuma dayanmasından dolayı yoga, fal, şiir gibi alanlarda daha çok kullanılıyor. Bu dili ilk merak ettiğimde acaba bilen “Türk var mıdır?” diye bi araştırma yapmıştım. Karşıma Karaoğlan yani Bülent Ecevit çıkmıştı. Evet Bülent Ecevit bu dili hakkını vererek öğrenmiş hatta bu dilde şiirler yazıp çeviriler yapmış. Yaptığı çevirilerden biri de incelemeye çalıştığım kitap. :) Kitap 1913’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Hintli sanatçı Tagore tarafından yazılmış. 103 ilahi bana kalırsa mensure (düz yazı biçiminde yazılmış şiir.) den oluşuyor. Okurken yağmurun yağması, arka fonda panflüt çalması gibi etmenlerden dolayı olabilir ama kitap bence anlam çıkarmak için değil duyulmak için yazılmış. Hayır illa bir anlamı olmalı diyorsanız da; yer yer ilahi aşk yer yer beşeri aşktan bahsediliyor. Ben keyifle okudum bir sürü eski kelimenin anlamını öğrendim. Bu melodiye siz de kulak verin derim. İyi seneleeerr. :)))
Edebiyat
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2018 66. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2018 09:36
Rabindranath Tagore, sanatın birçok yönüyle ilgilenen (edebiyat,müzik,resim) biriymiş.Batı edebiyatına Hint kültürünü tanıtan Hindistan için oldukça önemli rol oynamış; öyle ki yaşamının son 25 yılına 21 eser sığdırmış ve 70li yaşlarında resim yapmaya başlayarak en iyi ressamların arasına girmiş Hindistan'da. Eser 47 sayfa, 103 kısa paragraftan oluşuyor ; içeriği oldukça zengin cümlelerle ve derin anlamlarla dolu. Çevirisini Bülent Ecevit'in yaptığını görünce nedendir bilmem mutlu oldum. Tagore,bu eserini 1900lü yılların başında karısı ve iki çocuğunu kaybettikten sonra yazmış. Bu rağmen içerikte kaybın psikolojisinin olumsuzluğu, iç karartıcılığını yansıtan yazılara rastlamamak oldukça dikkat çekiyor. Acısını Tanrı'yla konuşarak, ona sığınarak yaşamayı tercih etmiş. Ben okuduğum romanların yanında çerez olarak başladığım için 4 günde bitirdim fakat oldukça kısa oluşu ile bence herkesin bir yarım saatini ayırıp okuyabileceği bir kitap, keyifli okumalar.
Şiir
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
2/10
·56 syf.··
2022 83. kitabı
Ödüllü bir kitabı okuyunca en azından bir kaç cümle ile övebilmem gerekirdi ama beğeni o kadar göreceli bir kavram ki bu yorum yine benden gelmeyecek. Okuyup bitirdiğim ama üzerimde pek bir etki bırakmayan modern klasik ile günü başlatıyorum.
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma
Uyan, uyan! Zaman beyhude geçmesin.
Puan vermedi·56 syf.·
2022 80. kitabı
Eser
Bülent Ecevit
Bülent Ecevit
çevirisi olduğu için çok dikkatimi çeken bir kitaptı. Kitaplığıma kattığım için memnun oldum.
Bülent Ecevit
Bülent Ecevit
'in de kullandığı kelimelerle dağarcığının ne kadar geniş olduğunu öğrenmiş oldum... Eser
Rabindranath Tagore
Rabindranath Tagore
'nin eşi ve iki çocuğunu kaybettikten sonra yazdığı ilahiler, dualar, şiirsel betimlemeler ve Allah'a seslenişiyle bezenmiş... Gitanjali, “Şarkı Sunuları” anlamında kullanılan bir keime ve kitapta Tanrı’ya adanmış şiirler birer sunu olarak yükseliyor. Başlık, eserin özünü okuyucuya her mısrada bir armağan sunuyor... Kitap insanın Tanrı’ya kendini sunma arzusu ve bu sunumun getirdiği özgürleşmeyi güçlü bir dille işliyor. Tagore, acıyı, kaybı ve umudu iç içe geçirerek kalbe hitap ediyor. Kitabın önsözünde böyle bir yazar hakkında hayatı ve eserlerini belirten bir biyografi eksikliği çok hissediliyor.Yazar hakkında bilgi edinmeden ve bu eseri hangi şartlar altında yazdığını anlamadan okunduğunda eserin ruh haline ve maneviyatına bürünmek çok zor olabilir, hatta eser nasıl olur da Nobel ödüllü bir kitap bile diyebilirsiniz. Kitap 47 sayfa fakat muhtevası bu sayfalardan çok fazla ve derin... Herkese Keyifli okumalar.
Düşünce
GitanjaliRabindranath Tagore · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20151,475 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.