...kötülüğü belki de doğuştan değildi. İnsanlar arasındaki ilk adımlarından itibaren aşağılandığını, damgalandığını, dışlandığını hissetmiş, sonra da görmüştü. İnsan sözü onun için sadece alay veya lanetti. Büyürken etrafında sadece nefret görmüş, bu nefreti kendine mal etmişti. Herkesin kötülüğünü üstlenmişti. Kendisini yaralayan silahı, bu kez o eline almıştı...
..bir milletin bıraktığı çökelti; yüzyılların yaptığı yığılmalar; insan toplumunun art arda gelen buharlaşmasından kalan tortu; tek kelimeyle oluşum türleri... Her zaman dalgası kendi alüvyonunu getiriyor, her ırk anıtın üstüne kendi katmanını koyuyor, her birey kendi taşını taşıyor...