Bir gün gelecek, o görkemli kalçaların arasından bilinçli bir kuşak doğacaktı. Sizler ölüydünüz; gelecek onlarındı. Ama onların bedeni canlı tuttukları gibi sizler de zihni canlı tutsaydınız ve “iki, iki daha dört eder” gizli öğretisini başkalarına aktardaydınız, sizler de o geleceği paylaşabilirdiniz.