Bir Müslüman

Bir Müslüman
@_Bir_kul_
Bu ülkede İslam'ı dava edinen adamların bir eli yağ da bir eli bal da olmaz. Bu rejim adama bedel ödettirir. Üstad Kadir Mısıroğlu
ömür boyu talebe (inşâAllah)
Mardin
38 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Kudüs Duamız...
Allah'ım, Efendimizin (s.a.v.) hüzün yılında, çok daraldığı bir zamanda; O'nu Mekke'den Kudüs'e götürerek; Mescid-i Aksa ile kalbine sekinet ve huzur verdin. Bizim de ümmet olarak bu daralmışlığımıza, Mescid-i Aksa ile huzur ve kurtuluş ver Allah'ım. Peygamber Efendimizin imamlığında, bütün peygamberleri Mescid-i Aksa'da cem ettiğin gibi, bizleri de tez zamanda Özgür Mescid-i Aksa'da bir araya getir Allah'ım. Dağılmış olan bu ümmeti; Kudüs ile bir araya getir Allah'ım. Dünya sevgisine dalmış olan kalplerimizden; Mescid-i Aksa'nın bereketi ile dünya sevgisini al Allah'ım. Kendi topraklarında yüz yıldır zulüm gören mazlum Filistin halkının kurtuluşuna bizleri vesile kıl Allah'ım. Mescid-i Aksa işgal altındayken; Allah katında hiçbirimizin mazereti olamaz! Ya Rabbi, sen bize İlk Kıblemiz Mescid-i Aksa'nın kurtuluşu için ayağa kalkacak gücü ve feraseti ver Allah'ım.
Filistin
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Rabbimizin de bir planı vardır elbette. Kudüs'ün özgür olacağına olan inancımız tamdır. Ancak; neden bu bizim elimizden olmasın? Kudüs'ün özgürlüğüne giden yolda neden bizim de bir taşımız olmasın? Bizi Kudüs birleştirecek. Kudüs'ün özgürlüğüne olan niyetlerimiz ve amellerimiz kadar başarılı olabiliriz ancak. Ne kadar inanıyorsak, ne kadar çalışıyorsak o kadar güçlü olacağız düşmanlarımız karşısında. Kudüs özgür olmadan hiçbirimize rahat yok bu dünyada.
Biz Kudüs'e gitmek için yılda bir kez vize alabiliyorken; İşgalci İsrail vatandaşları, vizesiz bir şekilde ülkemize giriyor. Onların havalimanında bize terörist muamelesi yapılırken; onlar ellerini kollarını sallayarak ülkemize giriş yapıyorlar.
Alıntı
Hz. Meymune Binti Sa'd (r.anha) şöyle rivayet ediyor: "Ey Allah'ın Resûlü! Bize Mescid-i Aksa hakkındaki hükmün ne olduğunu bildir.' dedim. Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Orası haşir ve neşir yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kılın." diye buyurdu. Hz. Meymune (r.a.): 'Olur da gidemezsek ya Resûlallah?' dedim. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamazsanız kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin.' diye buyurdu.
Filistin
Haydi bir empati yapalım. Bir Filistinli olduğumuzu varsayalım. Şu anda yaşamakta olduğumuz ülkenin, şehrin hatta ilçenin baştan sona bütün yönetimi ve emniyeti Türkiye Devleti tarafından sağlanmakta. Bir sabah uyandığımızda; Türk polisinin ve askerlerinin bulunduğumuz bölgeden çekildiğini görüyoruz. Belediye başkanı, vali, kaymakam, savcı gibi devletin tüm yetkili makamları ülkeden çekilmiş. Ve şehre İngilizler girmiş. Şimdi tam da burada bir soru soralım kendimize: Halk olarak bizlerin elinde ne kaldı? Asker yok, silah yok, devlet yok... Ve düşmanlar bütün gücüyle şehrinizi ele geçirmiş. Başınızda otorite yok! Siz de halk olarak birbirinize bakıyorsunuz. Tam da böyle bir durumda olsaydınız ne yapardınız? Peki, Filistinliler 1917'den beri ne yapıyor? Türkiye'nin ordusunu kendi orduları gibi görüyorlar. Türkiye Devleti'ni kendi devletleri olarak görüyorlar. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'nı kendi başkanları gibi görüyorlar. Çünkü öyleydi, onlar hâlâ öyle görüyorlar. Devletsiz bir sabaha uyanan Filistin halkı; başsız ve silahsız kaldığı o günden beridir, ellerindeki imkânlarla dünyanın başına bela olmuş Siyonizm ile mücadele etmekteler... Bu dava, toprakları ellerinden alınmış bir milletin 'vatan müdafaası' değil. Sadece Arapların ya da Filistinlilerin davası değil. Bu bir iman davasıdır, namus meselesidir... Çünkü söz konusu, sıradan bir toprak parçası değil; Kur'an'da "etrafı bereketli" diye ifade edilen ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'dır. Davamızın ve hassasiyetlerimizin temelinde bu vardır. Ve bu konu; "Ben Müslümanım!" diyen herkesin ortak meselesidir.
Alıntı