Kırsalda, köyde, şehirde nerede yaşarsa yaşasın, yaşadığı yeri ne kadar değiştirirse değiştirsin hep büyük beklentiler içinde daha fazlasını umarak, dışarıda ne olduğunu bilmediği bir şeyleri arayan, içeride de aynı şekilde aranan insanlık nedense hep mutsuzdu. Bir gün mutlu olacağını düşünerek hep umutlu ama daima mutsuzdu. Dayak yemiş gibi yorgun, kazık yemiş gibi üzgün, kanayan bir yanı vardı hemen herkesin. Yaralıydı herkes şehir meydanına baktığınızda, kimse vurulmamıştı oysa.