Sonuçta insan hissettiğinden fazlası değildir. Ama insanın hayatında bin tane yalan var ise de, bir tane gerçek vardı. Bu yegâne gerçek insanın yakasına yapışır, ümüğünü sıkardı.
Binlerce yıldır gökyüzünden bakan yıldızlar, insanın kısacık yaşamını umursamayan, bilinmeyenlerle dolu gökyüzü ve karanlık; siz onlarla göz göze gelip anlamlarını çözmeye çalıştıkça suskunluklarıyla içinizi ezerler. İşte o anda, mezarda bizleri bekleyen yalnızlık aklınıza gelir; yaşam gerçeği, ölümün korkutuculuğu, umarsızlığıyla beyninizde çakar.
Bildiğiniz üzere istisnasız herkesin yaşadığı bu dünyaya ve özellikle de hayatını sürdürdüğü yere karşı sorumlulukları vardır. Yaşadığımız şehre, yetiştiğimiz topluma verdiğimiz değer, ancak