Hayatım ikiye bölündü, tıpkı depremin ikiye ayırdığı topraklar gibi; bir tarafta çocukluk, sen ve geçmiş anlamma gelen her şey, diğer tarafta girip dolaşmak zorunda olduğum, alacakaranlık, uçsuz bucaksız bir alan: Hayatın kalan kısmı. Ve hayatın bu iki bölümü artık birbirine değmiyor. Ne oldu? Bunu söyleyemem.
Evet, sözler geri dönüyor. Her şey geri dönüyor; şeyler ve sözler bir çember halinde dönüyor, bazen bütün dünyayı dönüyor ve sonra çıkış noktalarına vararak çemberi kapatıyor.