Burak

Burak
@_BurakB_
Kınayıcının kınamasından korkmayan. وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.
Allah'a Kul
Kırıkkale Üniversitesi
Sivas
607 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Seyyid Kutub (r.h) şöyle der: “Bazı saf ve temiz Müslümanlar, küçük ihtilaflar ve küçük günahlarla uğraşıyorlar ve bu yaptıkları ile görevlerini tam olarak yerine getirdiklerini düşünüyorlar. Halbuki bir yanda dinin tümü param parça edilmekte ve temelinden yıkılmakta, bir yanda Allahu Teala’nın sultası yok edilmekte, gasb edilmekte ve yine bir yanda ise inkar etmek ile emrolundukları tağut, insanların hayatının her safhasına hükmetmektedir.”
Fi Zilali’l-Kur’an, 2/1034
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatımızdan çıkmış ve günümüzde ciddi olarak hiçbir eseri bulunmayan fitneleri yeniden canlandırıp, onlara karşı mücadele ederken, diğer yandan ümmeti sabah akşam ateşe sürükleyen, kulları ve memleketleri helak eden günümüz fitnelerine karşı gözümüzü kapatmak cesaret, hikmet ve fıkıh değildir...
Biznillâhi Teâlâ
Biz bütün kafirlere ve onlara uyan münafıklara şunu söylemekteyiz: Sizin bu durumunuz uzun sürmeyecek. Zorbalık ve kılıçla aldığınız, insanların cesetleri ve kafatasları üzerine kurduğunuz saltanatınız ayakta kalmayacak. Ne kadar tuzak kurarsanız kurun, ne emir verirseniz verin, ne hile yaparsanız yapın, sizin tuzaklarınız ve hileleriniz boşa çıkacaktır. Nebevi menhec üzere kurulacak olan İslami hilafet, Allahu Teala’nın izni ile tekrar ihya edilecektir.
Kısa ve net sözün özü:
Başarı, güç, yeryüzünde hakimiyet, güven ve buna benzer diğer iyi şeylerin tamamı, ancak Tevhid’in selameti ve ibadeti sadece Allah’a has kılarak, şekli, çeşidi ve sıfatı ne olursa olsun Allahu Teala dışındaki her mâbudun inkar ve tekfir edilmesi ile gerçekleşir.
Eğer ki, nebi ve rasullerin yaptıkları gibi, bizler de kavimlerimize karşı davete “Allah’a ibadet edin ve tağuttan kaçının” esası ile başlamış olsaydık ve Allah’a kavuşuncaya, ya da insanlardan açık, doğru ve sadık bir karşılık alıncaya kadar bu davetten geri durmamış olsaydık, doğrudan sapmış olmazdık.