Burak

Burak
@_BurakB_
Kınayıcının kınamasından korkmayan. وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.
Allah'a Kul
Kırıkkale Üniversitesi
Sivas
607 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu soruları kendimize soralım:
• Günümüzde toplumun geneli açısından düşünüldüğünde, kendisine ibadet edilen mâbud kimdir? Allahu Teala mı, yoksa tağut mu? • Kendisine itaat edilen kimdir? Allahu Teala mı, yoksa tağut mu? • Kullar için yasa ve kanunlar belirleyen kimdir? Allahu Teala mı, yoksa tağut mu? • Kendisi için dostlukta ve düşmanlıkta bulunulan kimdir? Allahu Teala mı, yoksa tağut mu? • Kendisine sevgi ve korku duyulan kimdir? Allahu Teala mı, yoksa tağut mu? • İnsanlar, değerlerini, kanunlarını ve ilkelerini kimden almaktadır? Allahu Teala’dan mı, yoksa tağuttan mı? • İnsanlar kime muhakeme oluyorlar, tartışma ve davalarını kime götürüyorlar? Allahu Teala’ya mı yoksa tağuta mı? İnsanların bir çoğu tarafından itiraf edilmese de, yukarıdaki soruların cevabı; “Tağut” olarak karşımıza çıkıyorsa, insanlar ile bu dinin hakikati arasındaki uçurumun büyüklüğünü ve yine alimler ve ilmiyle amel eden davetçilerin omuzlarındaki emanetin ağırlığını, ümmet ve dinleri açısından üzerlerine düşen görevlerin neler olduğunu idrak etmiş oluruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İbn-i Teymiye (r.h), “İbadet” kelimesinin manası hakkında şöyle der: “İbadet; Allahu Teala’nın sevdiği ve razı olduğu, zahiri ve batınî olan bütün söz ve fiillere verilen isimdir.” Dolayısıyla rükû, secde, oruç, hac, adak, sevmek, nefret etmek, cihad, kurban, korku, tevekkül, dua, ümit, itaat, boyun eğme, tabi olma, hükmolunma ve buna benzer diğer şeyler ibadet adının kapsamına girmektedir. Bunlardan herhangi birisi, Allahu Teala’dan başkasına yapılırsa büyük şirk gerçekleşir, Tevhid ve iman yok olur.
Kitabı Ubudiyyet
İbnu’l-Kayyim (r.h) şöyle der: “Tağut; kulların, kendisi sebebi ile sınırı aştıkları her mabud (ibadet edilen) veya bu şekilde kendisine itaat edilen ya da uyulan her kişidir. Dolayısıyla Allah ve Rasulü’nden başka hüküm konusunda kendisine başvurulan, Allahu Teala’dan başka kendisine ibadet edilen, Allahu Teala’nın, hakkında hiçbir hüküm indirmediği şeylerde kendisine tabi olunan her kişi veya topluluk tağuttur. Bunlar, dünyanın tağutlarıdır. Bu tağutların durumunu kavraman halinde, insanların da bu tağutlarla olan durumunu kavramış olursun. Böylece insanların birçoğunun, Allah’a ibadetten tağut’a ibadete yönelmiş, Allah ve Rasulü’ne hüküm için baş-vurmak yerine tağuta başvurmuş, Allah’a itaat ve Rasulü’ne tabi olma yerine, tağuta itaatte bulunmuş ve tabi olmuş olduklarını görürsün.”
İ’lamu’l-Muvakıin, 1/50
Siz bir fitneye düştünüz... Ey fitneye karşı savaştıklarını öne süren sizler! Bu ümmet için, bu memleketler ve kullar için, şirkten, ve Allahu Teala dışında kendisine ibadette bulunulan tağutlara kuluk yapmaktan daha büyük, daha şiddetli ve daha tehlikeli bir fitne var mıdır?
İslami çalışmanın, üzerinde ittifak edilmesi gereken önceliklerinden birincisi: Kulları, kula kulluktan kurtarıp, kulların tek olan Rabbine ibadet edilmesini ve ilahlık konusunda Allahu Teala’ya denk tutularak kendisine itaat edilen her şeyin inkar edilmesini sağlamaktır...