Az veya çok hiçbir konuda Allah'tan başkasının hükmüne müracaat edilemez. Bunun için Allah “Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? buyuruyor. Halbuki Allah'ın şeriatından daha adaletli hüküm verecek kim vardır? Allah'ın şeriatına inanıp yakîn ve bilgi sahibi olanlar, Allah'ın hüküm verenlerin en iyisi olduğunu, mahlûkatına karşı annenin çocuğuna olan merhametinden daha merhametli olduğunu bilirler. Zira Allah her şeyi bilendir, her şeye kadir olandır, her şeyde âdil olandır.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kim Allah’ın helal kıldığını haram, haram kıldığını da helal kılma noktasında alimlere veya yöneticilere tabi olursa onları Allah’tan başka rabler edinmiş olur.
Tevhid, imanın aslı ve esasıdır. Tevhidin yerine getirilmesi ile ameller makbûl olur, tevhidin terk edilmesiyle ise fesada uğrar. Bu konuda müslümanların icması vardır. Tarih boyunca Müslümanlar ile kafirlerin arasındaki çekişmeve cihadın yegane sebebi tevhiddir. Tevhid nedeniyle kullar, mümin ve kafir olmak üzere iki gruba ayrılırlar.
Alimler (r.hm) Allah ile, Kitabı ile, Rasulu ile veya dini ile alay eden kimsenin kafir olduğuna dair icma etmişlerdir. Bu alay etme ister şaka yollu olsun, ister ciddi olsun, alay eden kimse söylediklerine itikad etsin veya etmesin durum değişmez.
Rasulullah (s.a.v) tevhidin halis bir şekilde kalması için şirkin kaynak ve yollarının tümünü kesip atmıştır. Rasulullah (s.a.v) amel hususunda müsamahakar davranmış olmasına rağmen tevhid hususunda gayet sert ve şedid idi. Bu hususta asla taviz vermemiştir.