Burak

Burak
@_BurakB_
Kınayıcının kınamasından korkmayan. وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter.
Allah'a Kul
Kırıkkale Üniversitesi
Sivas
607 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Bugün ümmetin içerisinde bulunduğu duruma bir göz attığımızda birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebilen iki topluluk görürüz. Bir tarafta Yahudi ve Hıristiyanların desteklediği Tağut yöneticiler ve onların destekçisi kötü alimler, diğer tarafta ise tevhid ve cihad ehli muvahhid müslümanlar…
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Günümüz insanlarında Allah’tan gayrisine ibadet etmenin her türlüsünü görmekteyiz. Bu vahim durumla birlikte maalesef, insanlara hakkı ve doğruyu gösteren alimler oldukça azaldı. Hak ile batılı birbirine karıştıran ve insanları aldatan sahtekarlar ise her tarafı sardı. Tabii ki bu duruma en çok Tağutlar ve onların arkasında bulunan Hıristiyan ve Yahudiler sevinmektedirler.
Ömer Ibn-i Abdulazizin (r.h) şu duasına bir kulak verelim: "Rabbim! Bana bir düşman musallat ettin ki, onu göğsüme ve damarlarıma yerleştirdin. Bir kötülüğe niyet etsem, beni ona teşvik ediyor. Bir iyiliğe azmetsem, ona engel oluyor. Şayet gaflete diüşsem, o gaflet etmiyor. Unutacak olsam, o unutmuyor! Şehvetleri önüme dikiyor, şüphelerle bana saldıryor. Eğer Sen onun tuzağını benden defetmezsen, ayağımı kaydıracaktır. Allah'm! Onun benim üzerimdeki hâkimiyetini, Senin onun üzerindeki hâkimiyetinle yok et ki kurtulanlarla birlikte ben de kurtulayım."
Siyretu Ömer İbn-i Abdilaziz, sf. 115.
Eğer rızkın takdir edilmesi kesin ise ve takdir edilen bu rızık tamamlanmadan insan asla ölmeyecekse, o halde bu aşırı koşuşturmanın, kendimizi paralarcasına çabalamanın ve asıl görevlerimizi ihmal edecek kadar hırsa bürünmenin anlamı ne ?!
Adamın birisi Ebu Hanife'nin yanına geldi ve ona: -Ey imam! Elbiselerimi çıkarıp nehre gusül abdesti almaya girdiğimde kıbleye mi, yoksa başka bir yöne mi döneceğim, diye sordu. Bu soru üzerine Ebu Hanife (r.h) adama şöyle karşılık verdi: - Bence en uygun olanı, elbiselerinin olduğu yöne dönmendir; ta ki bu sayede elbiselerin çalınmasın!
el-Mirâh fi‟l-Mizâh, sf. 11.