Cansever

Cansever
ruhu savaşçıdır, görünüşü zarif. instagram.com/oliveringezegen...
İnsan
Lisans
İstanbul
4 Nisan
110 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Gece çok başka bir vakit dilimi… Tüm pişmanlıkların dile gelmek için beklediği bir zaman. Anıların, keşkelerin, kursakta kalan heveslerin üzerine attığınız topraktan sıyrılıp karşınıza dikildiği saatleri barındırıyor… Özlemlere gebe olan, Pişmanlıklara kucak açan, Olmayacak olanı direten, Derin ve manası olan iç çekişlerin vakti Gece…
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Haklı olmanın dayanılmaz hafifliği yoktur. Haklı olmanın acı verici bir burukluğu vardır. Boğazınızdan aşağı inmek bilmeyen yumru gibidir. Haklı olmak sanılanın aksine göğsünüzde bir kuş hafifliği yaratmaz. Haklı çıkmak… Nasıl desem; haklı oluşunuzu anladığınız an gözyaşları oluk gibi akmaya hazırdır. Bağırmak, haykırmak, haklı oluşunuza isyan etmek istersiniz. Sizi kıran, yaralayan her kimse veya her neyse karşınıza alıp hayal kırıklığı dolu bir yüz ifadesi ve muazzam bir üzüntü ile karşınızdakiyle yüzleşmek istersiniz sadece…. O acının ifadesinin yüzünüzden anlaşılmasını, okunmasını istersiniz. Sizi haklı çıkaranı sözlerinizle pişman etmek değil de sizde açtığı yaralarla apaçık, bütün çıplaklığıyla karşı karşıya kalsın istersiniz. Hasılı biz haklı olmanın veya haklı çıkmanın peşinde olanlardan değiliz… Hiçbir zaman da olmayacağız. Zaman öyle tesirli bir merhem ki kimde hangi yarayı açacağını da, hangi yaraya merhem olacağını da bizden iyi bilir.
Düşüncede var olması bazı şeylerin, sığınacak bir anının kalmaması, sadece gözlerini kapatarak var etmeye çalışmak eski güzel günleri… Ağırlığı çöküyor üzerime olabilecekken kendi elimizle oldurmadığımız şeylerin. Bir yolun sonu uçuruma çıkıyorsa ille de yeni yollar mı yaratmalı yürüyecek? O uçurumdan atlamak aptallık mıdır sadece? Bazı hislerin tarifi olmuyor, yazıya da dökülmüyor. Düşüncede sadeleştiremediğimizi yazarak nasıl bir yere koyabiliriz ki?
Sen rüyalar aleminde Yeni aşklar hevesinde Bense yine uykusuzum Bir sabahçı kahvesinde
Aslında o kadar da önemli insanlar değiliz. Varlığımız bir kere milyarlarca insandan daha öte bir şey değil. Neden bunu unutuyoruz? Kişiye göre en büyük aşk acısını kendisi çekiyor, en büyük yalnızlıklarla kendisi boğuşuyor, ailevi sorunlar sadece kendisine mahsus, şans bir tek ondan yana değil, kırgınlıklar, hayal kırıklıkları, özlemler, acı çekişler bir tek onun şahsına münhasır… Oysa ki bu bir yanılsamadan başka bir şey değil. Dünyada var olan her insanın yolunun geçtiği acılardan geçiyor bizim de yolumuz. Geceleri bizi uyutmayan dertler bir tek bize verilmiş değil. Neden unutuyoruz bunu? Bilinç bunu kavrasa belkide insanoğlunun milyarlarca yıldır peşinden koştuğu mutlak mutluluğu aramaktan vazgeçecek… Çok sevdiğim bir söz der ki “Mutlu hayat yoktur, mutlu anlar vardır.” Oysaki mutluluğu sonsuz kılmanın peşinden verdiğimiz beyhude çabayı mutlu anları kavramaya ayırsak hayat o kadarda çekilmez gelmeyecek, kim bilir?