Sanat eseri olmak hasta olmak gibi bir şeydi sanki. Birdenbire üzerinde tartışılan, analizler yapılan ve spekülasyonlarda bulunulan bir türe dönüşüyordunuz. İnsanların bana bakıp ne düşündüğümü anlamaya çalışmalarını istemiyordum. "Şu iriyarı olan kıza bak, saçı örgülü olana. Ressama aşık olduğu nasıl da belli. Ne hazin. Ne acınası."