Carol Rifka Brunt

Carol Rifka Brunt

Yazar
8.1/10
220 Kişi
·
416
Okunma
·
16
Beğeni
·
1.236
Gösterim
Adı:
Carol Rifka Brunt
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri 1970
Bence insanlar kendilerine olabildiğince yakın birilerini arıyor. Kendi düşünce biçimini tam olarak anlayan birilerini.
''Sanırım ben hikayesinin nasıl sonuçlanacağını öğrenmeyi beklemek zorunda olmayan sayılı insanlardan biriyim.Hayatım bir film olsaydı şimdiye kadar çoktan sıkılıp sinemadan çıkmış olurdum.''
Carol Rifka Brunt
Sayfa 305 - June ve Toby konuşurken
Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...
Birbirlerini sevmek için seks yapmak zorunda olmayan insanları hayal ediyorum. Seni yalnızca yanağından öpecek insanları.
Belki de sonsuza kadar asla sahip olamayacağım insanlara aşık olmak kaderimdi. Belki de sırada, aynı çaresizliği bana tekrar tekrar hissettirmeyi bekleyen, sahip olamayacağım birçok insan vardır.
Bir şeylerin benden sürekli uçup gitmesi yerine, bana geri dönmelerini nasıl sağlayacağımı öğrenmem gerek.
"Her zaman hayal ettiğin gibi biri olduğundan emin olursan ve etrafında yalnızca insanların en iyilerine yer verirsen ertesi gün öleceğini bilsen bile bu umrunda olmaz."
"Ama bu çok saçma. Madem o kadar mutlusun o zaman yaşamak istersin değil mi? Mutlu olmaya devam etmek ve sonsuza dek yaşamak istersin."
"Hayır, hayır. Yalnızca dünyanın en mutsuz insanları sonsuza dek yaşamayı ister, çünkü hayatları boyunca istedikleri hiçbir şeyi yapamadıklarını düşünürler. Yeterince zamanları olmadığını, hayattan paylarına düşeni alamadıklarını hissederler."
Öncelikle kitap bir edebiyat harikası değil bunu bilmeniz gerekir. Ama akıcı bir kitaba ihtiyacınız varsa, yolculukta ya da uzun süredir yaşadığınız okuyamama durumundan çıkmada size yardımcı olabilir. Sayfalar su gibi akıp gidiyor. Ve sımsıcak bi hikayesi var. Öncelikle kıskançlığın ve bencilliğin de AIDS gibi bir hastalık olduğunu öğretiyor bize, hatta daha da kötü bir hastalık. Ve sürekli sevdiği insanları kaybeden küçük bi kızın hikayesini anlatıyor. Asla insanların onun hakkında gerçekten ne hissettiğini anlayamadığını düşünen bi kızın. Yalnızca mutsuz insanların ölümden korktuğunu öğretiyor. Eğer mutluysan ve yaşamında sadece dünyanın en iyi insanları varsa bugün ölmenin senin için hiçbir sakıncası olmayacağını. Aslında öylesine okumuş gibi görünürken ve dilini de oldukça basit bulurken şu an ne çok şey öğrendiğimi gördüm. Neyi nerden öğreneceğinizi asla bilemezsiniz. Okumak istiyorsanız başlayın, pişman olmayacaksınızdır.
Hayatımda hiçbir kitap beni böyle hüzünlendirmedi. Okurken ağladığım sayılı kitaplar arasındadır. Çok fazla övüldü bu yüzden nedense hep okumayı erteledim ama şimdi son sayfayı çevirip kitabı kapattığımda Finn,Toby, June bütün hayatım boyunca benimle kalacaklar. Kitabın size verebileceği en güzel şey bu; hiç tanışmadığınız dostlarınız olacak.

Yazar umarım biiiir sürü eser verir bize ve hepsini böyle büyülenerek okuruz. Gerçekten çok beğendim. Eğer sizi içine hapsedecek, tahmin edilemez ama bir o kadar karşınıza çıkabilecek olaylarla işlenen bir kitap arıyorsanız hemen Kurtlara Söyle Eve Döndüm kitabını almalısınız.
' Kurtlara Söyle Eve Döndüm '  kitabın adı çok orjinal geldiği için başladığım kitaplardan biri. Kitabı okurken hep isminin kitaba kattığı gizemin olay örgüsüne yansımasını bekledim ama isimle ilgili beklentim yüksek olduğundan hüsrana uğradım biraz. Kitap bir edebiyat harikası değil , yazarın ilk kitabı olmasının izlerini taşıyor.  Öyle aman aman bi olay örgüsü yok ama kitap gayet akıcı,  okutuyor kendini. Kitapta olayı anlayıp ve karakterleri tanımaya başladığımda kitabı bitiremeyebilirim diye düşünmüştüm çünkü kitapta kızın dayısına aşık olması , dayısının ilişkisi falan bana saçma geldi ki ben mantığıma yatmayan olayların içine çekilemiyorum. Ama buna rağmen okutuyor. Diğer incelemeleri okuduğumda çok duygusal olduğunu çok etkilendiklerini yazmış sayın okurlar fakat bende aynı etkiyi bıraktığını söyleyemem. Sebebi yine olaya çekilelememem olabilir tabiki. Dediğim gibi aman aman bir basyapıt değil fakat sıkılmadan okuyabileceğinizi düşünüyorum. Kitabın karakterinin dediğinin aksine 'hayatı kitap yerine film olsaymış da sinemadan çıkmadan izlermişim.'
Herkes burda yeni kitap arayisina girerken ben eskiyi yad ediyorum galiba. Adini ilginc bulup basladigim sonrasinda birakamadigim bir kitap bazi konularda ön yargilarimi kiran bir kitap okuyanlarin begenmesi dilegiyle
Çok ilginç bir kitaptı.Öyle içinde çok fazla olay da yoktu.June'un dayısının ölümünün ardından geçen zamanı ve June ve ablası Greta arasındaki ilişkiyi anlatıyordu.Ben kendi adıma içinde benden birşeyler buldum abla-kardeş arasındaki ilişki çok sağlam olmasa da güzeldi .Karakterler gerçekten orijinaldi.Ne çok sevdiğimi ne de sevmediğimi söyleyebileceğim bir kitaptı.Fakat sonuna kadar okudum.Güzel bir sonla bittiği için mutluyum...
Lgbti temalı içten, sımsıcak bir romandı. Olayların basit görünen fakat karmaşık ilerleyen yapısı gerçek hayatı yansıtır nitelikteydi. Beğendiğim bir okuma oldu :)
Çok çok sevdiğim şeyleri hiç uzun uzadıya övemem, o yüzden bu kitaba da hak ettiği övgüyü düzemeyeceğim. Harika bir kitap olduğunu söyleyebilirim sadece. Beni ağlatan nadir kitaplardan. Sevgi, dostluk ve aşk çok saf bir şekilde anlatılmıştı.
"Eğer çok param olsaydı dönümlerce orman satın alırdım.Etrafına bir duvar örer, içinde sanki başka bir zamandaymış gibi yaşardım.Belki orada benimle yaşayacak birini daha bulurdum.Şimdiki zamana ait hiçbir şeyden söz etmeyecek birini"
Kitaba tek kelimeyle bayıldım. Hissettirdiği duygu tarifsiz. Çoğu yeri gözlerim dolu dolu okudum. Finn, june'un hem vaftiz babası hem de dayısı. June dayısına aşık ve dayısı AIDS hastası. Dayısının bir erkek arkadaşı var Toby ve Finn öldükten sonra Toby ile June birbirlerine sahip çıkıyorlar. Bu arada Toby'de AIDS hastası. Aralarındaki sevgi öyle güzel öyle içten ki...
Sonu beni aşırı üzdü ki zaten sonunun nasıl biticeğini başından tahmin edebiliyorsunuz. Hiç unutamayacağım karakterlerle tanıştım. Finn, Toby, June ve Greta hayatım boyunca benimle kalacaklar...
Gerçekten konusu nedeniyle çok tuhaf ve ilgi çekici bir kitap.Yani okurken ne duyguya kapılacağımı bilemedim.Bana özgün bir kitap gibi geldi ama eşcinsellik konusu benim çok hoşlandığım bir konu değil.Buna rağmen kitap kendini okuttu bana.Sonunda gerçekten ağladım ve hüzünlendim.Brunt kitabı çok uzatmasıydı ve tekrar yapmasaydı daha çok sevecektim.Tuhaf,değişik,karmaşık bir kitap ama yine de tavsiye edebilirim.Şunu da söylemeliyim ki ismi,almamdaki en önemli etkendi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Carol Rifka Brunt
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri 1970

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 416 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 186 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları