Hele o gözlerin! İnsanın içinde yitip gittiği o muhteşem bakışların,
Dağlardaki göller misali, hayal gücünün bile ötesinde, muhteşem parıltılar saçan
Kaşlarının altında sonsuza dek uzanan uçurumlar gibi parlayan o gözlerin.
Ayrıca dünyevi zevklere kapılıp, yalnızca eğlence amaçlı müzik yapıp dinleyenler, başkalarını eğlendirmek gayesiyle dans eden ya da dans edenleri seyredenler, ahlaka aykırı kitaplar okuyan ya da okunanları dinleyenler ağır bedensel ve ahlaki cezalara çarptırılacaktı.
Hasan'ın müminleri cennete gönderdiğine ilişkin hikâyeler onun da kulağına gelmişti. Her ne kadar bu türden hikâyelerin bütünüyle uydurma olduğunun bilincinde olsa da böyle şeylerin kalabalıklar üzerindeki gücünü görmezden gelemezdi. Zira kalabalıkların kolayca kandırılabileceklerini de onların mucizelerle ilgili safsataları dinlemekten büyük zevk aldıklarını da gayet iyi bilirdi.