Bir gece vakti, sessiz hıçkırıklarım duyuluyor sokağında.
Çok doğrularımı yanlış zamanlarda yok ettim:
Gülümsemeni, gece uykularımı, sana olan özlemlerimi,
Özlediğim saatleri…
Seni yok ettim.
Mesela, gece yarısında “Seni seviyorum.” mesajlarını…
Ben yalnızca seni değil,
sana olan inancımı da yok ettim.
Rüyada gibiyim.
Uzaktan sevişim var seni;
Hiç dokunmadan, hissetmeden, bilmeden…
Kalbimin bu çırpınışına hayret ediyorum.
Hiç sevgi görmediği bu yabancı yerde,
Bu direnişini derin derin izliyorum.
Çabam, sevilmek için değil;
Sevdiğim içindi.
Hatırlarım kendini sevmeye zorladığını,
Kalbinin eşiğinden nasıl kovulduğumu…
Ben hep kıştım sana.
Soğuk geldim.
Sen her seferinde
Biraz daha üşüdün.
Bahar olmak isterdim sana.
Kara gözlerinin içten gülüşünde
Kaybolmak isterdim.
Sana her geldiğimde,
Sıcak gülümsemenle karşılamanı…
Şimdi ben de üşüyorum.
Kara kışta sokakta kalmış gibiyim.
Yitirdim içimdeki baharı,
Sıcak güneşi…
Açan çiçekleri kuruttum.
Ben üşüdükçe,
Bir şiire rastlar gibi rastladım sana.
Gözlerinin karalığına tutuldum,
Geceye benzeyen bakışlarını hissettim.
Yüreğimde,
Gökyüzüne bakar gibi baktım sana
Ve sustum…
Ve izledim seni,
Bir filmin son cümlelerini dinler gibi dinledim seni
Ve erteledim gidişini,
Ve gökyüzüne kilitlenmiş gibi kilitlendim sana…