Her insanın ömründe, kendinden önceki insanların anlamadıklarını anlamanın mutluluğu ve anlaşılmasını kendinden sonraki insanlara devredecekleri bilinmezliklerin kederi vardı.
Rüyalarımız kendimize sorduğumuz resimli bilmecelerdir.
Cevabın bizde saklı olduğundan habersiz olmayı seçtiğimiz için ya hatırlamayız onları, ya tabir edemeyiz.
İnsanın her zaman kendisine yön verecek bir iç sesi olmalıdır.
Güçlü değerler sisteminden kaynaklanan iç ses, insanın davranışları zamanla değişse de mizacının değişmesine izin vermez, onu hep dik ve sağlam tutar.
Değişmezliklerin insanda kimi zaman ümit, kimi zaman ümitsizlik uyandırdığını bilmiyor değildi.
Zamanın en büyük aldatıcılığı, nelerin değişip nelerin değişmediğini saklama hüneriydi; belki de değişenleri, değişmeyenler sayesinde gözlerden kaçırabiliyordu.