günler süratle geçmektedir, farketmeksizin
kara geceleri yetmemekle beraber her gün
her saat başka bir yas'a gebedir zamanım
bu haller ancak türk oluşumdan gelir ,bilirim.
siyahlar içerisinde ,tanıdık yüzler ararım kalabalıklarda
bunca hareket ve curcunada bahar niçin gelmez bilmek isterim
umut dahi kapkaradır bugün derken ,farkederim
çilek yanaklı bir bahar ,endamınca yürümektedir..
depremsiz yeri,göğü .. yüreği inletmektedir
bakışı umuttur ,sözü reformların en güzeli
konuşsa, susacak gökyüzü ,bu ay ve güneş dahi solacak
dokunduğu yerlerce taze fidanlar yetişecek...
Osmanlılar döneminde ve bundan sonraki Türk cumhuriyetlerinde demokrasideki iniş çıkışlar, demokrasinin zor bir ilaç olduğunu, küçük ve sadece kademeli olarak artan dozlarda uygulanması gerektiği inanışını güçlendiriyor.
Çok büyük ve çok ani bir doz hastayı öldürebilir.
Türkiye yeni bir devlet değildi, yöneticileri de devlet işleri ve diplomasi oyunlannda amatör değillerdi. Yapılan değişiklikler kısa vadeli doğaçlamalar değil, uzun vadeli gelişmelerdi.