Orta boylu, alçak bir ses tonu ile konuşuyor ve hiç kıpırdamadığı gözleri, içerideki bir Hazineyi korumak istermişcesine dışarı değil de içeri doğru bakıyor.
Bu genç Hanımın had bilmezliğinin bir sınırı yok muydu? Bir meslektaşımmış gibi konuşuyor
- bir klinik şefi, otuz yıllık deneyime sahip bir doktor gibi- henüz okullu bir kız değildi sanki.
Evlilik ve beraberinde gelen sahiplenme ve kıskançlık duyguları ruhu köleleştirir. Bu duygular benim üzerimde hiçbir zaman egemenlik kuramayacak. Umarım ne erkeklerin ne de kadınların,birbirlerinin zaaflarının tahakkümü altına girmeyeceği bir zaman gelir.