şehrin üstüne çirkinlik yığınları çökmüştü. içinde herkesin küçük bir payı olan çirkinlikler. mimarıyla, mühendisiyle, ressamıyla, yazarıyla bütün aydınların, rahatsız olmadan bir köşesinde yer almaya çalıştığı, bir köşesine tutunmak için uğraştığı çirkinlikler
her gün yeni baştan yaşamak mümkün olacak mı dersin? bir gün öncesine korkak bir bezirganlıkla sarılmadan yaşayabilecek miyiz? yoksa yarından korktuğumuz için, düne köle gibi bağlanacak mıyız?