Her şeyi duyuyoruz, hiç bir şeyi bilemiyoruz Olric. bu duvarlar arasında kapandık kaldık. savaş diyorlar, öldüler diyorlar, halk diyorlar. ne biçim şeyler bunlar? rivayetler dolaşıyor, sözler geliyor kulağıma. hep, bir yerlerde bir şeyler oluyor, biz bilemiyoruz, Olric.
arada bir bize benzeyen biri çıkıyor ve artık yeter diyordu. onunla birlikte bağırıyorduk: artık yeter! bazen kazanıyorduk, bazen kaybediyorduk ve sonunda her zaman kaybediyorduk.
biz zavallılar, ya bu düşüncelerden habersiz kaldık, ya da bunları yazanları bizden sanarak alkışladık. yani uyuttular alkışladık, uyandırıldık alkışladık.