İki kişi birbirini daha iyi tanıdıkça, yakınlıkları inanılmazlığını gitgide yitirir; sonunda düşmanlık, umut kırıklığı, birbirinden bıkma duygusu başlangıçtaki coşkudan artakalan her şeyi alıp götürür. Oysa başlangıçta bütün bunlar hiç bilinmez; aslında o coşkun tutku, birbiri için "deli" olma, sevginin büyüklüğüne kanıt sayılır; bu olsa olsa o kişilerin daha önce içinde bulundukları yalnızlık duygusunun büyüklüğüne kanıttır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevgi konusunda öğrenilecek bir şey olmadığı sanısını doğuran ikinci önerme de sevginin bir yeti sorunu değil, bir nesne sorunu sanılmasıdır. İnsanlar sevme'nin kolay olduğunu, asıl güçlüğün sevecek - ya da sevilecek - nesneyi bulmak olduğunu sanırlar.
Büyük çoğunluk sevme sorununu, sevmek'ten, kişinin kendi sevme yetisinden çok, sevilme sorunu olarak görür. Bu yüzden onlar için önemli olan nasıl sevilebilecekleri, nasıl sevimli olabilecekleridir.