Sena

Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
1. Bâzı ameller, ancak peygamberlere mahsus bir tâkat ile gerçekleşebilir. Başkaları bunları taklide güç yetiremez. Meselâ, nâdirattan değil de, dâimî sûrette ayakları şişinceye kadar geceleri namazla geçirmek, savm-ı visâl (iftarsız oruç) tutmak böyledir. Esâsen Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de bu gibi hususlarda etrâfını îkaz buyurmuştur. 2. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in bâzı fiilleri, O'nun zâtina mahsus bulunan birtakım hikmet ve maslahatlardan doğmuştur. Meselâ, dörtten fazla evlenmesi, şahsı ve âilesi için zekât ve sadaka kabûl etmeyi kıyâmete kadar men etmesi gibi...
Sayfa 75·Kitabı okudu
Din
Şeyh Abdülaziz ed-Debbağ Hazretleri'nin el-İbriz isimli eserinde ifàde edildiğine göre: "Kur'ân, hadîs-i kudsî ve hadis-i şeriflerin üçünün de kendine has farklı bir nûru vardır. Beşer sözlerinde ise herhangi bir nûr yoktur. Insan, kışın soğuk havada nefes alıp verdiğinde nasıl ağzından buhar çıkarsa, Kur'ân ve hadis okununca da öyle bir nûr çıkar ve bunlar ehli tarafından kolayca birbirinden ayırt edilebilir."
Din
İklim Değişiklikleri Bir jeoloji konferansında Prof. Dr. Couner, Arabistan yarımadasının daha önceleri yeşil bir bölge olduğunu, ileride tekrar tahakkuk edecek büyük bir iklim değişikliğiyle yeniden yeşil bir alana dönüşeceğini söyleyince, oturuma katılan Prof. Dr. Abdülmecîd ez-Zindânî şu hadis-i şerîfi okudu: "Arabistan bölgesi yeniden yeşillik olup nehirler akan bir yere dönmeden kıyâmet kopmayacaktır!" (Müslim, Zekât, 60; Ahmed, II, 370, 417) Prof. Dr. Couner, bir müddet şaşkınlık geçirdi. Sonra: "-Bu, ancak Hazret-i Muhammed'e ilâhî kudret tarafından söylenmiştir." dedi. Böylece Hazret-i Peygamber'in hak olduğunu kabûl etmiş olarak şu beyânatta bulundu: "-İnanıyorum ki, bütün ilmî tespitlere ışık tutacak bir kudretle buluştum. Ben bu bilgilerin 1400 sene evvel Allah'tan geldiğine inanıyorum. Zirâ bu sözleri ilim ve tekniğin yok denecek kadar silik olduğu bir asırda, ümmî, okuma-yazma dahî bilmeyen bir beşerin söylemesi mümkün değildir."
Sayfa 333·Kitabı okudu
Din
II. Mahmud'un ailesi Bezmiâlem Vâlide Sultan, Şam'da bir vakıf tesis etmiştir ki, vakfiyesinin bir maddesi de; çalışan hizmetkârların yanlışlıkla kırdıkları eşyaları veya bilmeyerek verdikleri zâyiâtı tazmin etmektir. Gaye, onların hakârete mâruz kalıp da kalplerinin kırılmaması, haysiyetlerinin rencide edilmemesidir.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Din