Sena

Urfalı Yusuf Nâbi; Oldu sermâye-i hayret bana bîm ü ümmíd Bilemem eyliyecek girye midir hande midir Bize verilen bu ömür, bir gün sona erdiğinde bu dünyadan giderken, gülerek mi yoksa ağlayarak mı gideceğim? İşte bu belirsizlik ömrümü harcadığım bir hayret sebebi oldu. Korku ve ümit arasındaki gidiş geliş... İnşallah hande olur, gülerek gideriz bu dünyadan ki; son gülen iyi güler... Gözyaşının ne olduğunu kâmil manada anlamayı Allah bize nasip etsin...
Reklam
İnsanoğlu muhakkak ağlar. Ya bugün ya da yağrın. Ama yarın ağlamanın hiç çaresi yoktur. Giderken gülmenin çaresi bugün ağlamaktır.
İrfan ehline 'iyi insan nasıldır?' diye sorulduğunda; Gece ağlayan, gündüz gülendir derler.
İnsan küçük âlem , âlem büyük insan. Seyr-i âfaki, Seyr-i Enfüsî. Dışarıyı dolaşmak içeriyi dolaşmak...
Kâğıt üzerindeki kalemin hareketini gören karınca dedi ki; yazı yazanı buldum, kalemin ucu var ya şu kurşun olan işte o yazıyor. Dediği doğru ama mertebesi aşağıda. Fare baktı biraz daha geniş açıdan, hayır yanılıyorsun kalem yazıyor dedi. Kedi gördü ve hayır, kalem değil el yazıyor dedi. İnsan baktı, ne eli diyerek insanın yazdığını işaret etti. Daha ötesinden haberdar olan da, yazdıranı gördü ve yazan O'dur dedi.
Reklam