Kafa bilgilerine sahip olana alim derler,
Kalp bilgilerine vakıf olana arif, hem kafa hem kalp bilgilerine vakıf olana veli derler.
Ve denilmiştir ki; "alimin karşısında diline, arifin yanında kalbine mukayyet ol."
Şunu hiçbir zaman unutmamak icab eder ki mürşid, mürid için sadece bir yol göstericidir, yani bir''vasıta''dır. Vasıtaya muhabbette aşırıya kaçarak, onu ''gaye'' haline getirmek, şirke kapı aralamaktır. Tevhid akidesinin ise hiçbir şekilde ortaklığa tahammülü yoktur.
Sami Efendi Hazretleri buyurur ki:
''Rabıtada mürşidin hayalini tefekkür etmeye lüzum yoktur. Muhabbet lazımdır. Zaten bir insan, sevdiğini daima(gönül) gözünün önünde bulundur.''