Dünya bu
İnsan insana gider
Ruhuna bakar. Sesini dinler.
Yüzünü okur. Bilmek ister.
Her söze inanır.
Birden kendi aklını merak eder
O da bir söz söyler.
Sonra içinde çok eski bir boşluk
Gözlerinden dudaklarına yürüyen
Yersiz yurtsuz bir keder
Her şeye biraz daha yabancı
Bulanık bir göle gömülür durur.
En büyük sınav. Ateş imtihanı. Ateşle imtihan. Yanıp küle çevrileceğin, yok olacağın yerde var olacaksın. Ateşin bir tarafından girip öbür tarafından çıkacaksın sapasağlam olarak. Ateş yakacak bir şey bulamayacak sende: işte İbrahim olmak bu.
Ah, bir sarkaç gibi bir ölüme, bir hayata gidip gelen ruhlarla, sadece biyolojik yaşantının içinde vakit dolduran ruhlar arasında ne büyük uçurum vardır!