Bazı insanlar vardır ki aşk için doğmazlar, kavuşmanın acı veren mutluluğunu taşıyamayacak kadar zayıf oldukları için, onlarda sadece bekleyişin kutsal ürpertisi çiçek açar.
Bu dünyadan bir ben geçti...
Sırtında kırk kilitli sandık,
İçinde gün yüzü görmemiş umutlarım!
Öyle sessiz sedasız...
Kimse hissetmedi ağırlığımı,
Kimseler duymadı feryadımı..!
Öyle parmak uçlarımda,
Can kırıklarına basarak,
Kan revan içinde ayaklarımla...
Geçtim suskun figanlarla,
Dünyanın çıkmaz sokaklarında...
Oysa!
Nefes almak değildi niyetim.
Yaşamak isterdim hayatın atardamarlarında...
Doyasıya!
Anlamak isterdim, anlaşılmak biraz da..
Yürekçe konuşsun isterdim tüm dünya..
_lâl figânhüsnâ___
Ve gidelim sonsuzluğun kervanına katılıp... Tıpkı kasırgada savrulan saman çöpleri gibi. Hiç olmamış gibi hiç olduramamış gibi...
Yaşanmamış ve yaşanası olmayan efsaneleri...