آلْفُلْكُhuu

آلْفُلْكُhuu
el-'İlmu bilâ dersin ke'l-'arşi bilâ kursin Fe's-sadru lehâ levhun ve'l-levhu muhayyânâ Niyâzî-i Mısrî "Öğrenilip tatbik edilmeyen bilgi, kürsüsü olmayan arş gibidir; gönül o ilmin yazı tahtası, o yazı tahtası ise bizim sûretimizdir."
Reklam
10. Bu cism-i kesîfin neresi merkez-i kuvvet? Yârab! Ne mâtiyye ile gezer kâlıb-ı âlem? 10. Bu yoğun cismin kuvvetinin merkezi neresidir? Yarabbi! Dünyanın vücudu hangi binek hayvanıyla gezmektedir? -Ziya Paşa, Terkib-i Bend
Arapçada Kısas kelimesi "karşılık, aynı şekilde mukabelede bulunma" vb. anlamlara gelmektedir. Dilimizde kullandığımız "Ziyaretin kısası (süre) makbuldür" cümlesinin doğrusu, "Ziyaretin kısas'ı (karşılıklı olanı) makbuldür" şeklindedir. (kısas'ın cümlede kullanımına örnektir.)
"Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz." (Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507;)
Zamanın sırlarını ne sen bilirsin ne ben Bu muammayı ne sen çözebilirsin ne ben. Perdenin önünde benimle senin dedikodularımız var ancak Perde kalkınca ne sen kalırsın ne ben..." Ömer Hayyam