Bu kitap hakkında birçok yorum okudum ve çoğunluğu Nesta üstüne olan nefretle ilgiliydi ,hatta kitapta Nesta ile ilgili hiçbir bölümü okumayan insanlar bile kitabı yorumlamıştı,bunu nasıl yaptıklarına dair hiçbir bilgim yok çünkü kitapta Nesta o kadar baskındı ki yemeğin içindeki fazla tuzun tüm tadı gölgelemesi gibi diğer karakterlerin kitap boyunca önemini yitirmesine neden oldu.Ve bu durum şu soruya neden oluyor kimsenin sevmediği bir karakteri anlatan bu kitap iyi miydi?
Buraya kitabın tüm nefret okurları için kocaman bir EVET koyuyorum.
Yazarın Nesta üstünde yaptığı işe bayıldım ,bir insanın dönüşümünü ,gerçek niyetin farklılığını o kadar güzel anlatmıştı ki.Sanırım seri boyunca tüm dünyada ben ve Cassian hariç herkes Nesta'dan nefret etti .Ama en çok Nesta kendisinden nefret etti .Hiç bir güzelliği hak etmediğini düşündü ,yıkıldı ve yeniden bambaşka bir şey olarak doğdu. Çok daha güzel bir şey olarak.
Maas 'ın bu serisine ilk başladığımda kalbim yerinde duramıyordu ancak her kitabında olduğu gibi bunda da kendini aştı ,bu kadın daha fazla kitap yazarsa gerçekten sakinleştirici içmeden bir satır bile okumama kararı alabilirim.
Nesta'nın potansiyelini ilk kitapta olmasa da 2. kitapta fark etmiştim ,yazarın da benim gibi düşünmesi inanılmaz mutlu etti beni ,çoğu kitaba daha bitmeden kafamda alternatif sonlar yazarım ,ama bu seride hep Nesta'nın başta olduğu bir sonun hayalini kurdum ve kavuştum .Yazara bunun için teşekkür ederim.
Güç katıksız güç,dünyaları yakıp o küllerin üstünden yeniden bir dünya kurabilecek o güç,Nesta o kazana girmeden önce bile buna sahipti ve ben bunu kalbe sığmaz bir heycanla hissettim ,o dönüşümü görmeyi dört gözle bekledim ve nesta değişti ,tahminimden bile güzel ve başka bir şeye evrildi VALKYRİE benim hayallerimin de ötesinde bir