Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi yoksulluk ve sefalet içinde de saflık ve yücelikle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp, sevmek için mutlaka servete, asalete mi muhtaçtır? Bence en hakiki talih, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet, kalbin hissini gösteren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür. Güzellikten büyük asalet, temiz bir kalpten büyük servet mi olur?
Bahsettiğin özgürlüğe gelince, eğer keyfine göre hareketteki serbestlikten bahsediyorsan, serbestlikle özgürlük farklı şeylerdir. İnsan serbest olayım derken nefsine ve heveslerine köle olur. İbadetten kaçarak zahiren bir yükten kurtulur ama kalbi ve ruhu binlerce ton ağırlığın altında ezilir. Esas özgürlük sonsuzu elinde tutan bir Zat'a kulluktadır.