En soylu içgüdüler, en temiz sevgiler, ezilir, iftiraya uğrar. İki zavallı insan en sonunda birbirlerine rastladılar mı, birleşmesinler diye elden gelen her şey yapılır. Ama bu insanlar yine de birleşmeye çalışacaklardır, kanat çırpacaklar, birbirlerini çağıracaklardır. Eninde sonunda, altı ayda, bir yılda birleşip sevişeceklerdir. Çünkü kader bunun böyle olmasını istemektedir; bu iki insan birbirleri için yaratılmıştır.
"Günün birinde insan birdenbire, umudunu bile kesmişken rastlayıveriyor ona. O zaman ufuktaki bulutlar sıyrılıverir. 'İşte!' diye bağıran bir ses duyar gibi olursunuz. Bu sese, siz yaşamınızın sırlarını anlatmak, her şeyinizi vermek, her şeyinizi onun uğrunda feda etmek ihtiyacını duyarsınız! Birbirinizle uzun boylu konuşamazsınız bile, ikiniz de karşılıklı ne diyeceğinizi anlıyorsunuzdur çünkü."
Gelecek mutluluklar da, tıpkı tropik ülkelerin kıyıları gibi önlerindeki sonsuzluk üzerine kendi gevşekliklerini yansıtır, hoş bir meltem estirirler; insan bu sarhoşluk içinde kendinden geçer, ufkun görünmeyişine aldırmaz bile.