İnsanlar vardır, davranışları kronolojik yaşlarına oranla daha "yaşlı"dır. Aslında bu insanların içinde baskı altında tutulan bir çocuk bulunur,ama onun varlığını fark edemezler. Bir başka deyişle, yaşından daha "yaşlı davranan" insan aslında yaşından geridedir.
İnsanın kendi sorumluluğunun doğrultusunda gösterdiği çaba hayatın özüdür. Ne var ki bazı insanlar bu çabayı gösterecekleri yerde, vaktiyle dölyatağıyla kurdukları beraberliği yaşamlarında da gerçekleştirmeyi yeğlerler.
İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. Yaşamımız boyunca yitirdiğimiz bazı şeyleri yeniden elde edebilir ya da yerine başka şeyler koyabiliriz. Ama tükettiğimiz zamanı asla!
İnsan ilişkilerinde başarısız kişiler günün birinde meçhul bir prens ya da prensesin gelip kendilerini kurtarmasını beklerler, ama çoğu kez bir ömür boyu beklerler.
Toplum genel olarak hâlâ, evlilik içerisinde eşlerin bireyleşme çabalarını sürdürmelerini evlilik kurumuna karşı bir tehdit olarak algılamakta ve gerçeğin bunun tam karşıtı olduğunu değerlendirememektedir.