Mâverâ

İbrahim Tanrı pervanesiydi. Aşkla koştu. Yanacak her şeyi birden ateşe attı.Allah kalbinin bu kahramanlığına karşılık onu dostu olarak ilan etti.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bütün bir doğu edebiyatı, aşk edebiyatı için "Pervane ve Ateş" tasarımlı kullandı yüzyıllarca. Yerindeydi bu. Pervane ışığa dayanılmaz bir aşkla koşuyor; onunla yanıp kül olsa bile. Sevgi budur. Seven, sevilene ateşinde yanıp kül olurcasına koşacaktır. Sevginin son noktası bu. Sevgide ebedileşme bu. Sevileni doğrulama ancak böyle gerçekleşir.
Toplum açısından konuşursak, Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar: Pası katışık madenleri erir;o ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder.
Nemrut nefs demek, Ibrahim de ruh, sembol diliyle veya sembollerin diliyle konuşursak. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi, ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu demektir.
Ilmin tesbit ettiği şey, bir paralelliktir. Bir gerçeğin tek kişideki yüzüdür. Gerçeğin bundan ibaret olduğunu sanması onun bir aldanışıdır. Bir gerçeği yakalama gururu. Halbuki gerçek ilim mütevazıdır.