Sadece şeytanın seçiminin neye dayandığını bildiğini ve bunun da belki iyi bir şey olduğunu söyleyecektim ama bilimin öğretisini hatırladım ve kendime geldim. Aslında bir gün tüm arzularımızın vs kaprislerimizin bir formülü bulunursa bu onların neye dayandığının, hangi kanunlardan kaynaklandığını, nasıl geliştiğini, şu ve bu şekilde neyi amaçladığının bir açıklaması olacaktır. O zaman insanlar hemen arzu duymayı bir kenara bırakacaktır hem de hemen. Zaten kim kanuna göre seçim yapmak ister ki? Ayrıca hemen insan olmaktan çıkıp bir orgun vidasına ya da bu tür bir şeye dönüşecektir. Çünkü arzuları, özgür iradesi olmayan ve seçim yapmayan bir insan bir orgun vidasından başka ne olur ki? Ihtimalleri düşünelim, böyle bir şey olabilir mi olamaz mı?
Eskiden insan adaletin kan dökülerek sağlandığını düşünür vs içi rahat bir şekilde istediği cana kıyardı. Şu an kan dökmenin korkunç bir şey olduğunu düşünüyoruz ve yine de bu iğrenç işle eskisinden daha büyük bir enerji ile haşır neşiriz. Hangisi daha kötü? Kendiniz karar verin.
(Bu arada, doğrudan insanlar ve eylem adamları duvarla karşı karşıya kaldıklarında ne yapacağını bilemez. Çünkü onlar için bu duvar bizim gibi düşünen ve sonuç olarak da hiç bir şey yapmayan insanlar için olduğu gibi bir engel değildir; duvarı, onlar bizim seve seve başka tarafa döneceğimiz bir bahane olarak görmezler. Yo, sadece tüm içtenliklerinle şaşkına dönerler. Duvar onlar için sakinleştirici, ahlâken yatıştırıcı, belki de gizemli bir şeydir ama nihayetinde bir duvardır. )