Endülüs Devleti'nde zamana ve baştaki idarecinin tutumuna bağlı olarak küçük farklılıklarla birlikte genel olarak şerî kurallar uygulanırdı. Bu konuda gevşeklik gösteren idareciler halkın tepkisiyle karşılaşırlardı: Sarayları saldırıya uğrar, hatta şehir dışına bile sürülürlerdi. Mesela 1. Hişam'ın oğlu 1. Hakem fakîhlere ilgi göstermez, cami ve cemaatten uzak, işret meclislerinde geçen bir hayat yaşardı. Bu yüzden o, fakihlerin ve halkın gözünde "itaat edilmemesi gereken bir tâğut"a dönüşmüştü. Kendisine, "Ey azgınlığı sürdüren, kibre kapılıp Allah'ın emirlerini hafife alan adam; içinde bulunduğun sarhoşluktan ayıl, gafleti bırak " şeklinde uyarılar yükseliyordu. Uyarılara aldırmayınca Hakem, bir av dönüşünde sarayın içine kadar giren halkın taş saldırısına uğradı, canını zor kurtardı.