Mâverâ

Bir Endülüslü, küçük çocuğunu veya hizmetçisini çarşıya alışverişe gönderebilir, o da alması gereken malı istenen ölçüsü ve evsafında alır getirirdi. Satılan etin üzerinde fiyat etiketi bulunur, kasaplar muhtesibin belirlediği bu etiket fiyatının üstünde veya altında satış yapmaya cesaret edemezlerdi.
Ihtisab muessesinin başındaki görevli olan muhtesib, bir kadı idi ve genellikle caddelerde yardımcılarıyla birlikte at sırtında gezerek görevini ifa ederdi. Yardımcılarından birinin elinde ekmek tartısı bulunur ve satılan ekmekleri tarttırırdı. Çünkü ekmek, çeyrek dirhem olup somun şeklindeydi.
Endülüs'te Hisbe ya da Ihtisab teşkilatına Hittatu'r-Red denilirdi. Hz. Peygamber devrinden beri Islam yurdunda varlığı bilinen ve Hz.Ömer devrinde tam teşkilatlı hale getirilen bir müessesedir. Iyilikleri emretmek ve kötülüklerden vazgeçirmek maksadıyla kurulan bu müessesenin başında bulunan muhtesib, dinin hoş karşılamayıp çirkin gördüğü her türden kötülüğü (münker) ortadan kaldırmakla görevliydi. Aslında Islam'da iyilikleri emretme ve kötülüklerden sakındırma, bütün Müslümanlara farzdır. Ancak, bunun bir grup tarafından yerine getirilmesi diğerlerini mesuliyetten kurtarır. Işte bu müessesenin doğuş nedeni budur. Ihtisab, toplum huzurunun sağlanmasında önemli rol oynayan bir müessesedir.
Endülüs'te görülen garip olaylardan biri de, Tuleytula'daki (Toledo) iki fıskiyedir. Tuleytula dışında Babü'd-debbağin (Dericiler Kapısı) diye bilinen yerde, büyük nehrin ortasındaki oyuktan bir evin içinde olan bu fıskiyeler, tan yeri ağarmasından güneşin batışına kadar parmağının etrafında dönerlerdi. Hayret verici olan şu ki, bunlar med-cezir hareketine bağlı olarak dolar ve boşalırlar, ayın 29'u olduğunda ise ikisinde de hiç su kalmazdı. Bir kimse fıskiyelerin suyu azaldığında onlara su doldurursa, dökülen suyu yutar ve su miktarı hep aynı kalırdı. Aynı şekilde, bir kimse iki fıskiyenin dolu olduğu zaman onların suyunu boşaltıp elini çekse, tekrar anında suyla dolarlardı. Işte bu iki fıskiye, Hind tılsımlarının en hayret verici olanlarındandı. Kastilya- Leon Kralı 6. Alfonso , Tuleytula'yı işgal ettiğinde bu fıskiyelerin nasıl hareket ettiklerini merak eder ve suyun nereden gelip nasıl hareket ettiğini görmek için fıskiyelerden birini söktürür. Işte o anda ikisinin de hareket düzeneği bozulur.
Ispanya'nın Müslümanlar tarafından fethinden sonra burada Endülüs Emevi Devleti kuruldu ve bu topraklar Islam'ın göz kamaştırıcı medeniyet ve kültür başarısına şahit oldu. Endülüs, devrinin ilim,düşünce, sanat, mimari, matematik ve diğer bir çok sahasında en ileri, en yüksek seviyesini temsil ediyordu. Müslüman Ispanya'nın hemen her bölgesinde ilim ve eğitim merkezleri kurulmuş, çok sayıda ilim adamı yetişmiş ve devamlı öğrenci okutuluyordu. Bütün bu merkezlerde meydana getirilen ilim ve kültür ürünleri tam bir insanî ortam içinde gercekleştiriliyordu; Müslüman, Hristiyan ve Museviler birbirlerini rahatsız etmeden huzur ve güven içinde yaşayıp, çalışıyorlardı. (Nevzat Yalçıntaş)