Livaneli denince akla her zaman beklentinin zirvede olduğu yapıtlar gelir. Belki de ondandır bir kesimin bu kitabı pek beğenmemesi. Fakat gayet ruha işleyen, toplumun kanayan yaralarından biri olan kültürlü ve aydın kesimi susturma politikalarından birinin uygulandığı bir zamanda, her şeyden çok sevginin gücüyle yaşama tutunan Selim ve Leyla’nın hikâyesi beni derinden etkiledi.
Kitabın bir kısmında geçen: “Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler.” kısmı, cahilin nasıl da kendinden bilge insanlara tahammül edemeyip onları zindanlarda çürütmeye çalıştığını gözler önüne seriyor.
Kitabın sonuna kadar, gördükleri haksız zulüm sonrası birbirine âşık bu iki insanın kavuşma anını bekledim. Kitap bitince en büyük dileğim, günümüz Türkiye’sinde toplumumuza değer katan aydın, tutsak insanlarımızın da bir an önce sevdiklerine kavuşması oldu.