Terbiyelerini aydınlar Osmanlı medeniyetinden, halk ise Türk kültüründen almıştı. Ayrı terbiyelerde yetişen iki sınıf birbirini nasıl sevebilir? Bundan başka, aydınlar sarayın kullarıydılar. Memur oldukları zaman halkı soyarak sarayın israf ve eğlencelerine hizmet etmekten başka bir şey düşünmezlerdi. Tabii, bu yönden de, ezilmiş halk onları sevmezdi.
Kişisel düşünceler, gerçekte, toplum üzerinde hiçbir etkiye sahip değildir. Kişisel düşünceler toplumsal bir güce dayanarak kolektif bir tasavvur niteliği kazandığı zaman toplumsal hayatta büyük bir etken olur