Hiç bu kadar aşağılanmamış ve zevk almamıştım. Beynimizde bu mekanizma nasıl işliyor? Böyle uç noktalarda gezinirken nasıl olup da bu kadar sapkın ve katıksız bir haz alabildim?
-Kıçına yediğin her bir şaplakta daha fazla ıslanıyordun, dudakların daha da bir şişiyordu. Bedenin buna öylesine aç görünüyordu ki. Doğruyu söylemek gerekirse tatlım, arzuların içinden damlayıp duruyordu.
-Rüya mı görüyordum? Kendi kendime gülümsüyorum... Ah evet, inanılmaz düşler ve fantezilerdi, şimdiye dek hiç böylelerini tatmamıştım. Bu anılar aklıma gelince bedenim hemen tepki veriyor, içimde kabaran duyguların yoğunluğu nedeniyle titremeye başlıyorum.
Keyifle, sıcaklıkla, özgürlükle, esriklikle inliyorum ve dünyevi hayatı cennetin kapılarından içeri geçip hazzın doruklarına varmak için terk ediyorum... Ben evrenin seks tanrıçasıyım...